İçerik ekle template seç, yaz, gönder
filozofik ile ilgili bulabildiğim postlar, videolar, karikatürler, resimler, tweetler, miimler

Life is better when nobody knows what yo...
Life is better when nobody knows what your are doing.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, "Life is better when nobody knows what your are doing" şeklinde, el yazısıyla yazılmış bir özdeyiş görülüyor. Bu özdeyiş, insanların başkalarının kendileri hakkında ne düşündüğü veya ne yaptıkları konusunda endişelenmeksizin, özgürce hareket etmeyi arzuladıklarını ima ediyor. "Kimse ne yaptığını bilmiyorsa hayat daha iyi" demek, bazı insanların hareketlerindeki özgürlüğün, eleştirilerden veya yargılamalardan uzak bir şekilde var olmasını dilediğinin bir ifadesi. Dolayısıyla, özdeyişin ironisi, insanların çoğu zaman başkalarının onayını aradığı, kendi özgürlüklerini sınırlayabilecekleri bir dünyada, böyle bir rahatlamayı arzuladığıdır.


comment şelalesi 3098
comment şelalesi 3098
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, Gürdal Öztürk'ün bir sohbet platformunun afişini görüyoruz. Afişte, "Matrix ve Tasavvuf Sohbeti" başlığı altında, filmdeki karakterler ve olayların tasavvufi simgeler olarak yorumlanması konusu ele alınmış. Resimde, siyah kıyafetli bir figür (Matrix filmindeki Neo gibi) ve dönen bir halka giyen bir figür (tasavvufî gelenekte yaygın bir görüntü) görülüyor. Aşağıda, afişin altındaki yorum bölümünde "Mavi hurma mı kırmızı hurma mı?" diye sorulması, bir espri içeriyor. Bu soru, tasavvufî anlatımın soyut ve yorumlanması güç olan kavramlara ilişkin olduğunun bir benzetmesi olabilir. "Mavi" ve "kırmızı" gibi somut renkler, soyut kavramları somutlaştırma çabasını temsil edebilir. Dolayısıyla, espri, tasavvufî düşüncenin karmaşık ve yorumlara açık yapısına gönderme yaparak, bu düşünceleri anlama zorluğunu vurguluyor. Soru, nesnel bir cevap ararken karşılaşabileceğiniz kafa karışıklığına bir gönderme olarak da düşünülebilir. Fotoğrafta, "SOHBET PLATFORMU" başlığıyla, Gürdal Öztürk ile yapılmış bir sohbet etkinliğinin afişi görünüyor. Afişte, "Matrix" filminde yer alan bir karakter ve tasavvuf temaları birleştirilmiş. Karakterin, sanki tasavvufî bir hareket yapıyormuş gibi duruşu dikkat çekiyor. Alt kısımda, bir sosyal medya yorumu benzeri bir metin var. "Sohbetimiz haplıdır..." gibi bir yorumun bulunması, sohbetin/konuşmanın, "Matrix" filminin bazı temalarını, görünüşte "tasavvufî" bir şekilde yorumlama çabası olduğunu ve belki de biraz abartılı veya ironik bir yaklaşım olduğunu gösteriyor. Burada, farklı kültür ve düşünce kolları arasındaki beklenmedik bağlantıları, ve belki de biraz da absürt bir şekilde sunmayı hedefleyen bir mizah unsuru var. "Haplıdır" sözü, sohbetin ilginç veya olağan dışı olabileceğine veya düşüncelerin kafa karıştırıcı olabileceğine dair bir ima da taşıyabilir. Fotoğrafta, "SOHBET PLATFORMU" başlığıyla Gürdal Öztürk ile yapılan bir konuşma etkinliğinin afişini görüyoruz. Afişte, "Matrix ve Tasavvuf Sohbeti" başlığı altında, film sahnelerinden birini hatırlatan bir görüntü ve bu görüntüdeki karakter ve olayların tasavvufî açıdan nasıl yorumlanabileceğine dair bir metin yer alıyor. Aşağıda, sosyal medya yorum alanında bir kullanıcının "semah biliyorum" yorumu görülüyor. Bu yorumun, afişte yer alan görüntü ile ilgili bir gönderme olduğu anlaşılıyor. **Potansiyel Şaka/İfade:** Şaka muhtemelen afişte yer alan Matrix filmi karakteriyle, tasavvuf kültüründeki sema törenlerinin görselleri ve kavramları arasında bir benzetme/paralel kurmaya ve bu iki farklı kültürel öğenin "tasavvufî" açıdan yorumlanabilirliği üzerine bir mizah anlayışı ortaya koymaya dayanıyor. Yorum yapan kişi, olasılıkla filmin görsel anlatımını sema töreni hareketleriyle ilişkilendirerek bir anlam çıkarıyor ve bu durumu paylaşmak istiyor. "Sema biliyorum" ifadesi, bu potansiyel benzetmeyi ve göndermeyi ortaya koyuyor. Yorumun mizah içermesi, bu iki farklı konunun birbiriyle ilişkilendirilmesinin sıra dışı ve şaşırtıcı bulunması gerçeğinden kaynaklanıyor. Ancak bu yorumun tam olarak nasıl bir mizah ürettiği veya afişte yer alan içeriğin tam olarak neye gönderme yaptığını anlamak için daha fazla bilgiye ihtiyaç duyulabilir. Fotoğrafta, Gürdal Öztürk'ün bir sohbet platformunda düzenlediği "Matrix ve Tasavvuf" konulu bir etkinliğin afişi yer alıyor. Afiş, Matrix filmindeki bir karakteri (Neo) ve Mevlana'nın tasavvuf geleneğine ait bir figürü (genellikle semazen kostümünü andıran giysiler içinde) dans eder gibi göstermektedir. Afişin alt kısmında, sosyal medya benzeri bir yorum alanı mevcut ve altta da konu hakkında yapılan yorumlar yer alıyor. Fotoğraftaki espri, Matrix filmindeki karakterin (Neo) tasavvufî sembolizm ile ilişkilendirilmesiyle ortaya çıkıyor. "Şems'e sormuşlar neden bu kadar seversin diye? Sen bi de Trinitiy'i benim gözümden gör demiş..." gibi bir yorum, filmin içeriğini ve tasavvuf düşüncesini ironik bir şekilde bağlamaya çalışıyor. Bu da, tamamen farklı iki düşünce ve kültürel yapıya ait kavramları bir arada ve şaşırtıcı bir şekilde ele almayı ve karşılaştırmayı amaçlıyor. Yani, tamamen mantıksız ve birbiriyle çelişen iki konuyu ilişkilendirip, esprili bir şekilde ifade etmeye çalışılıyor. Resimde, Gürdal Öztürk'ün "Matrix ve Tasavvuf Sohbeti" başlıklı bir etkinliğinin afişini görüyoruz. Afişte, Matrix filmindeki karakterler ve tasavvuf temaları birleştirilmiş. Bir erkek ve bir kadın, tasavvufî halka, yani sema töreniyle özdeşleştirilebilecek bir dans pozunda resmedilmişler. Altta, sosyal medyada bir yorum mevcut. "Matrixte beş minare" yorumu, Matrix filminde geçen bazı sembolleri tasavvufî kavramlar üzerinden yorumlamaya çalışıyor. Bu, aslında ciddi bir tartışmanın veya düşüncenin değil, abartılı ve belki de ironik veya esprili bir yorumun, bir "farklı bakış açısı" yaklaşımının olduğu anlamına geliyor. Özetle, afişin kendisi ve yorum, farklı alanları, filmin sembolizmini ve tasavvufu bağdaştırarak, potansiyel olarak absürt veya esprili bir bağlantı kurmaya çalışıyor. "Matrixte beş minare" sözü, bu bağlantının ironik ve belki de abartılı bir ifadesi. Fotoğrafta, Gürdal Öztürk ile bir sohbet platformunun afişini görüyoruz. Afişte, "Matrix ve Tasavvuf" başlığı altında, filmdeki karakterler ve olayların tasavvufi bir bakış açısıyla yorumlandığı görülüyor. Filmdeki karakterlerden biri (Matrix'teki karakterlerden biri gibi) üzerinde uzun, siyah bir elbiseyle tasvir edilmiş. Afişin altında, sosyal medya yorumları gibi bir bölümde "Follow the white bektaşi" yorumu dikkat çekiyor. Bu, muhtemelen, "Matrix" filminde geçen bir karakter veya kavramla, bektaşilikle (Türk tasavvuf tarikatı) ilginç bir şekilde ilişkilendirilmeye çalışılmasının oluşturduğu bir ironi ve mizah örneğidir. Bektaşi kültürü ve simgeleri, modern, bilimkurgu temalarıyla uyuşmadığı için, biraz tuhaf ve absürt bir karşılaştırma yapıldığını, bu karşıtlığın da bir espri kaynağı oluşturduğunu söyleyebiliriz. "Beyaz bektaşi" ifadesi de bu ironik ilişkiye katkıda bulunmaktadır. Afişteki mesaj, izleyicilerin dikkatini çekmek ve tartışma yaratmak amacıyla abartılı bir karşılaştırma yapmaktadır. Fotoğrafta, Gürdal Öztürk ile bir sohbet platformunun reklamı görülüyor. Reklamda, Matrix filmindeki karakterler ve tasavvuf temaları bir araya getirilmiş. Tasavvufî bir anlatımla Matrix'teki olayların yorumlandığı görülüyor. Altta ise sosyal medya benzeri bir platformda bir kullanıcı, "kadere iman eder misin neo?" diye bir soru yöneltmiş. Bu, Matrix filminde Neo'nun kaderiyle ilgili tartışmaları çağrıştıran, aynı zamanda tasavvuf felsefesiyle ve kader inancıyla ilişkilendiren bir esprili göndermedir. Filmin, tasavvuf düşüncesini çağrıştıran bir şekilde yorumlandığı, dolayısıyla da biraz absürt bir bağ kurduğu anlaşılıyor. "Kadere iman eder misin neo?" sorusu da bu absürtlüğü, ironi ve mizahı vurguluyor. Kısacası, reklamın görsel içeriği ile sosyal medyadaki sorunun bir araya gelmesi, absürt bir mizah anlayışı oluşturuyor.


alıntılayalım · crow @_CROW. Öldünüz ve ...
alıntılayalım · crow @_CROW. Öldünüz ve gerçekten de öbür taraf varmış. İlk sözünüz ne olurdu?
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir Twitter gönderisi görülüyor. Gönderide, "crow" isimli bir kullanıcı, "Öldünüz ve gerçekten de öbür taraf varmış. İlk sözünüz ne olurdu?" şeklinde bir soru soruyor. Bu gönderideki espri, ölüm ve öbür dünya üzerine düşünmeye yönelten bir soru sorulması ancak bu soruyu bir bireyin ölümü gerçekleşmeden sorabilmesinin mümkün olmaması üzerine kurulu. Ölümden sonraki ilk sözün ne olacağını ancak ölümden sonra bilebilen kişi, soruyu sorarken aslında ölümden önce sorma hakkına sahip değil.


NEDEN NEDEN ŞATRANÇTA BEYAZLAR ÖNCE BAŞLIYOR...
NEDEN NEDEN ŞATRANÇTA BEYAZLAR ÖNCE BAŞLIYOR
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta yatakta uzanmış, yüzü aydınlatılmış bir adam görüyoruz. Üzerinde "Neden" ve "Neden satrançta beyazlar önce başlıyor" yazıları var. Bu fotoğraf, "Neden beyazlar satrançta önce başlıyor?" sorusunun absürt bir şekilde sorulmasıyla bir espri yapıyor. Adam, "Neden?" sorusuna cevap ararken aynı zamanda saçma bir soruyla karşı karşıya kalıyor.


Sadettin HÜLAGÜ @ProfDrHulagu Yapmakla y...
Sadettin HÜLAGÜ @ProfDrHulagu Yapmakla yapmamakta muhayyer bırakıldığınız bir şeyde yapmamayı tercih ediniz. Ahmed Amiş Efendi ÖS 10:52 · 27 Oca 2020 · Twitter for iPhone 18 Retweet 371 Beğeni ALT+F4 @devilmaycry888 · 13s @ProfDrHulagu adlı kişiye yanıt olarak Üniversiteyi bırakıyorum saolun hocam 27 2 108 Sadettin HÜLAGÜ @ProfDrHulagu · 13s Senin okumaya niyetin yok belli
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğraf, Twitter'da bir kullanıcı olan "Saddettin Hülagü" tarafından yapılan bir paylaşımı gösteriyor. Paylaşım, "Yapmakla yapmamakta muhayyer bırakıldığınız bir şeyde yapmamayı tercih ediniz." şeklinde bir söz içeriyor. Bu paylaşımın altında "ALT+F4" adlı kullanıcı, "ProfDrHulagu" adlı kullanıcıya "Üniversiteyi bırakıyorum saolun hocam" diye cevap veriyor. "Saddettin Hülagü" ise ona "Senin okumaya niyetin yok belli" şeklinde cevap veriyor. Burada geçen "ALT+F4" tuşu bilgisayarlarda programları kapatmak için kullanılır. Bu nedenle bu paylaşımda kullanılan "ALT+F4" sözcüğü, "ProfDrHulagu" kullanıcısının üniversiteyi bırakarak gerçek anlamda programdan çıkmasını ima ediyor. Bu da espriye neden oluyor. Yani espri, üniversiteden ayrılmayı bilgisayar programından çıkmaya benzeterek, "ALT+F4" tuşuna basmak gibi sunuyor.


Ferhat Göçer @ferhatgocer İnsanlar kendi...
Ferhat Göçer @ferhatgocer İnsanlar kendi işlediği kocaman günahları çuvala basar, senin küçücük yanlışını duvara asar.! İstanbul, Türkiye konumundan ÖS 12:38 · 10 May 716 Retweetler 9,7 B Beğeniler
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta Ferhat Göçer'in Twitter hesabından yaptığı bir paylaşım görülüyor. Paylaşımda "İnsanlar kendi işlediği kocaman günahları çuvala basar, senin küçücük yanlışını duvara asar...!" yazıyor. Bu tweet, insanları kendi hatalarını görmezden gelirken başkalarının ufak hatalarını abartma eğilimine gönderme yapıyor. "Çuvala basar" ifadesi büyük bir hatayı örtbas etmeyi, "duvara asar" ifadesi ise küçük bir hatayı abartarak sergilemeyi simgeliyor.


ayse sarıoğlu · - Şarki resmen çığlik çi...
ayse sarıoğlu · - Şarki resmen çığlik çiğliğa susuyor Ercan Çelik · -çığlık çığlığa nasil susuyor .mina koyim · yapacağinız felsefik filozofik cümleleri skyim
Yapay zeka açıklaması

Resimde iki farklı Facebook yorumu var. Birinci yorumda "ayşe sanoğlu" isimli bir kullanıcı "Şarkı resmen çığlık çığlığa susuyor" diye yazmış. İkinci yorumda ise "Ercan Çelik" isimli bir kullanıcı "Çığlık çığlığa nasıl susuyor amına koyim yapacağınız felsefik filozofik cümleleri sikeyim" diye cevap vermiş. Bu espri, çelişkili bir durum üzerine kurulu. Bir şarkının "çığlık çığlığa susması" mantıksız ve absürt bir durum. Ercan Çelik de bu absürtlüğü fark ederek ironik bir tepki veriyor ve "amına koyim" gibi argo bir ifade kullanarak çelişkiye dikkat çekiyor. Yorum, ironik ve absürt bir şekilde, "çığlık çığlığa susma" durumunun mantıksızlığını vurguluyor.


İçerik ekle

Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.

Keps yap →

💬 Son Yorumlar