İçerik ekle template seç, yaz, gönder
duygusalpazarlama ile ilgili bulabildiğim postlar, videolar, karikatürler, resimler, tweetler, miimler

Wow.
Wow.
Videoda söylenenler: “But I...”
Kaynak

Annesütünden ve evlat saçtellerinden kol...
Annesütünden ve evlat saçtellerinden kolye yapıyorum Arda "
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, altın zincirli bir kolye ve üzerinde "Arda" ismi ve bebek ayak izleri bulunan, krem rengi bir kolye ucu görülüyor. Kolye altında Türkçe olarak "Annesütundden ve evlat saç tellerinden kolye yapıyorum" yazısı mevcut. Bu, anne ve babalar tarafından çocukları için özel eşyalar yaptırma, özellikle de çocuklarının saç telinden veya annenin eşyalarından yapılan mücevherler gibi kıymetli şeyleri ifade eden bir espri içeren bir gönderi. "Saç tellerinden kolye yapıyorum" ifadesi, herşeyin o kadar da olağanüstü veya nadir olmadığı, oldukça sıradan malzemelerden özel bir şey yaratabilmeyi vurgulamak için kullanılır. Eşyanın özel ve anlamlı oluşu, annelik ve babalık sevgisinin derinliğini vurgular.


İlklere imza atmak sizin içinizde hangi ...
İlklere imza atmak sizin içinizde hangi güzel duyguları uyandırıyor?👇 İlklere imza atan Troy, Türkiye'nin ilk Apple Premium Partner mağazası olan Troy Galataport'ta sizleri bekliyor. Açılışa özel sınırlı sayıda ürüne muhteşem fiyatlarla sahip olmak için sizleri de Troy Galataport'a bekliyoruz. 😊 #işbirliği
Yapay zeka açıklaması

Resimde "to be a pioneer" yazıyor. Altında ise Türkçede "öncü olmak" anlamına gelen "öncü olmak (exp.)" ve açıklaması yazıyor. Resimde "Pioneer" kelimesi çaydanlık gibi tasarlanmış. Burada "Pioneer" kelimesiyle "çaydanlık" kelimelerinin fonetik benzerliğinden yola çıkılarak espri yapılmış. Yani "to be a pioneer" (öncü olmak) ifadesi, "çaydanlık olmak" (to be a teapot) anlamına getirilerek espri yapılmış. Bu resimde "with the dust of your feet" yazan bir kartpostal var. Altında da bu ifadenin Türkçedeki karşılığı olan "ayağının tozu ile" ifadesinin açıklaması ve örneği bulunuyor. Bu ifade, bir kişinin bir yerden diğerine geldikten hemen sonra bir şey yapması anlamına gelir. Örnekte ise "Ben ayağının tozu ile geldim, çok konuşacak şeylerim var" denmiş. Burada espri, "ayağının tozu ile gelmek" ifadesinin, bir kişinin yorulmadan ve dinlenmeden hemen bir yere varıp bir şey yapması anlamına gelmesine karşın, kartpostalın kişiye "çok konuşacak şeylerim var" dediğini ima etmesinde yatıyor. Bu, "ayağının tozu ile gelmek" deyiminin aslında "çok konuşmak" anlamına gelmediği, ancak kartpostalın bu şekilde kullanılmasını esprili bir şekilde yansıtıyor. Resimde beyaz fontta "signing a first" yazısı ve altında bu ifadenin Türkçe karşılığı olan "bir ilke imza atmak" yazıyor. Daha sonra bu ifadenin açıklaması olarak "be an innovator, achieve something new (e.g.) Safiye Ali, the first Turkish female doctor, signed a first in the field of medicine" yazıyor. Şaka, "signing a first" ve "bir ilke imza atmak" gibi farklı dillerde aynı anlamı taşıyan ifadelerin kullanımı ile ilgili. Bu da "ilk imzayı atan" kişinin bir kadın olmasına rağmen, bu ifadenin "erkeklik"le özdeşleşmiş bir kullanımına işaret ediyor. Resimde "Kulaktan Kulağa Yayılmak" ifadesinin İngilizce karşılığı olan "Spread from ear to ear" yazıyor. Resimde ayrıca "Troy" adında bir şirketin logosu ve "Premium Reseller" yazısı bulunuyor. Şaka, "Kulaktan Kulağa Yayılmak" ifadesinin İngilizce'de "Spread from ear to ear" olarak çevrilmesiyle ortaya çıkıyor. Bu ifade, genellikle bir haberin veya dedikodunun çok hızlı bir şekilde yayılmasını ifade eder. Ancak, "Spread from ear to ear" kelimesi, bir insanın "kulak kulağa" değil de "kulak kulağa" yayılmış bir şekilde gülümsemesi anlamına da gelebilir. Buradaki şaka, "Troy" şirketinin bu ifadeyi "Spread from ear to ear" şeklinde anlamadığını ve bu ifadeyle "Kulaktan Kulağa Yayılmak" anlamını anlattığını düşünerek "Premium Reseller" olarak kendilerini tanıttığını ima ediyor. Resimde, mavi bir arka plan üzerine beyaz renkte yazılmış "Türkiye'nin ilk Apple Premium Partner mağazası Galataport Troy açıldı!" yazısı bulunmaktadır. Alt kısımda ise "TROY", Apple'ın "Premium Reseller" logosu ve "TD" logosu yer almaktadır. Şaka, "TD" logosunun, "Troy" mağazasının Türkiye'deki ilk Apple Premium Partner mağazası olduğunu ima etmesinde yatmaktadır. "TD" Türk kahvesi demliği anlamına gelir.


Amcalar neden böyle
Amcalar neden böyle
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde "eda" adlı bir Twitter kullanıcısının, "dedem vefat edince cebinden çıkan 5 lirayı duygusuz amcam pamuk gibi babama 200e satmış maneviyat diye" yazdığı bir tweet görülüyor. Bu tweet, bir kişinin vefatından sonra yakınlarının, mal varlığına olan ilgisini eleştirel bir şekilde ele alıyor. Söz konusu kişinin vefatı ile ilgilenmemesi ve sadece parasal kazanç elde etme çabası vurgulanıyor. Tweet, "maneviyat" gibi bir kavramın dahi kullanılıp, ancak aslında sadece maddi çıkar sağlamak için araç olarak kullanıldığını, bu durumun ironikliğini ortaya koyuyor.


betosus LİSANSLI BAHİS SİTESİ HAYAT STRA...
betosus LİSANSLI BAHİS SİTESİ HAYAT STRAWBEPRIES SWEET LIKE tho FIRST Kiss KADAR SPENIN ACI 00 Coğrafya kaderdir
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde iki farklı tezgah var. Birinde "Çilekler ilk öpücük gibi tatlı $6.00" yazan bir tabela ile çilekler, diğerinde ise "Hayat kadar acı" yazan bir tabela ve yeşil acı biberler var. Resimdeki espri, hayatın ne kadar acı olabileceğine dair bir gönderme yapıyor. Çileklerin ilk öpücük gibi tatlı olmasıyla karşılaştırıldığında, acı biberlerin "Hayat kadar acı" olması, insan hayatının zorluklarına ve acılarına işaret ediyor. "Coğrafya kaderdir" sözü ise bu iki durumun birbiriyle olan bağını vurguluyor. Dolayısıyla, resimde kullanılan mizah, hayatın tatlı ve acı yönlerini kontrast olarak göstererek, insanların yaşam deneyimlerini özlü bir şekilde ifade ediyor.


İnanılması güç ilginç bir hikayeyle geld...
İnanılması güç ilginç bir hikayeyle geldimmm. Keyifli okumalar 👋🏻 Daha fazla hikaye,bilgi ve haber için bizi takip edip beğenmeyi unutmayın; @sizbilindiye #bilgi #pratikbilgiler #faydalıbilgiler #gerçek #ilginçbilgiler #ilginçvideolar #ilginç #sıradışıbilgiler #keşfet #bilim #haber
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir grubun önünde bir adamla küçük bir kızın sarıldığı görülüyor. Adam, kızın başını öpüyor ve ikisi de mutlu görünüyor. Arkaplanda diğer insanlar da görülüyor. Fotoğrafın altındaki yazı, "Mürettebatı olduğu gemi, Pasifik'te Tabar Adası yakınlarında battıktan sonra yam yam halkın arasına düşüp, yıllar sonra kral olan İsveçli denizcinin ilginç hikayesini sizler için derlemeye çalıştım. Detaylar için yana kaydırın." şeklinde. Bu, İsveçli denizcinin bir gemi kazasında kurtulup yerel bir halkın arasına düştüğü ve sonra kral olduğu fikriyle ilgili bir mizah. Bu durum gerçekçi değil, bir mizah konusu. Resimde bir yelkenli gemi görülüyor. Altında ise Carl Emil Petterson adında bir denizcinin 17 yaşında gemilerde çalışmaya başlayan İsveçli bir denizci olduğu ve 6 yıllık denizcilik kariyerinin ardından 1898 yılında Papua Yeni Gine merkezli bir Alman firması gemisi olan SS Herzog Johan Albrecht'te mürettebat olarak çalışmaya başladığı yazıyor. Gemi 1904 yılında Tabar Adası yakınlarında battığı ve Petterson'ın kazadan kurtulduğu da yazıyor. Bu resimde espri yok, sadece gemiyle ilgili bir hikaye anlatılıyor. Resimde bir adamın elinde bir denizci fotoğrafı tuttuğu ve fotoğrafın altında yazan metnin komik bir olayı anlattığı görülüyor. Fotoğrafın altındaki yazı şu şekilde: "Yamyamlığın hala olağan bir şekilde devam ettiği adanın meraklı yerlileri hemen Petterson'un etrafını sardı. Adaya yemek gelmişti fakat adalı yamyamlar ilk defa renkli gözlü biri ile karşılaşmışlardı ve Petterson'un mavi gözlerine hayran kaldılar. Adalılar bu genç adamda hayran kalmış, adeta büyülenmişlerdi ve onu öldürüp yemek akıllarına bile gelmemişti. Petterson güçlü ve yakışıklı delikanlıydı." Bu, yamyamların insan eti yediği fikrine dayanarak yapılan komik bir olay anlatımıdır. Fotoğrafta, 1907 yılında evlenen Prenses Singdo ve eşi Petterson, aileleriyle birlikte poz vermiş. Şaka, "ada halkıyla akrabalık bağı kurmuş olan Petterson" ifadesinde yatıyor. Bu ifade, Prenses Singdo'nun bir ada halkı olmadığı, dolayısıyla "ada halkıyla akrabalık bağı kurmuş" ifadesinin yanlış bir şekilde kullanıldığı anlamına geliyor. Yani şaka, Petterson'un Prenses Singdo ile evlenerek "ada halkıyla akrabalık bağı kurmuş" gibi gösterilmesinde, bu ifadenin abartılı ve gerçek dışı bir şekilde kullanılmasında yatıyor. Fotoğrafta, Kral Lamy'nin kızı Prenses Singdo, 3 yıl sonra 1907 yılında Petterson ve Prenses Singdo evlendi ve Ada halkıyla akrabalık bağı kuran Petterson, burada Hindistan cevizi ticaretine atıldı ve kurulmuş Hindistan cevizi işine girdi. Sonra da Teripax adını verdiği kendi Hindistan cevizi bahçesini kurdu. Bu espri, Prenses Singdo'nun evlendiği Petterson'un kendi ismini "Teripax" olarak değiştirmesi ve bu ismi kendi Hindistan cevizi bahçesine vermesiyle, bu olayı anlatan yazıdaki "Teripax" kelimesinin bir marka adı gibi kullanılması ve bunun da "teripäk" olarak okunmasının, "ter" ve "paç" kelimelerine benzemesiyle yaratılıyor. Bu da, Petterson'un "ter" ve "paç" ile iştigal ediyormuş gibi algılanmasına ve espriye dönüşmesine yol açıyor. Fotoğrafta, 1900'lerin başlarında giyinen bir grup insan var. Muhtemelen aile fotoğrafı. Ortadaki adam, muhtemelen ailenin babası, ciddi bir yüz ifadesiyle bakıyor. Fotoğrafa, "Petterson işlerinde başarılı ve evliliğinde mutluydu, 8 çocuğu olmuştu. İşlerini geliştirmişti ve çalışanlarına da iyi davranıyordu. Ada halkı onu seviyor, saygı duyuyordu. Ama maalesef 1921 yılında Petterson'un eşi Singdo lohusa humması yüzünden hayatını kaybetti. Sonrasında aldığı yanlış kararlar sonucunda düşüşe başladı ve Petterson 1922'de İsveç'e döndü." şeklinde bir yazı eklenmiş. Şaka, Petterson'ın İsveç'e dönmesinin, eşi Singdo'nun lohusa humması yüzünden vefat etmesinden sonraki aldığı "yanlış kararlar" sonucu olduğu ima ediliyor. Ancak, İsveç'e dönme sebebinin, eşi Singdo'nun ölümünden daha "büyük" veya "ciddi" bir sebep olması ve bu sebebinin lohusa humması ile bağlantılı olabileceği, fotoğraftaki adamın yüz ifadesiyle ve yazıdaki kelime seçimleriyle ironik bir şekilde vurgulanıyor. Bu şaka, trajik bir olayı, kişinin "yanlış kararlar" yüzünden kötü duruma düşmesine bağlayarak, olaylara ironik bir bakış açısı getiriyor. Fotoğrafta, beyaz bir üniforma giymiş ve şapkasını takmış bir adamın portresi var. Adam ciddi bir ifadeyle poz vermiş. Alttaki yazı, bu adamın Jessie Louisa Simpson adlı bir kadınla tanıştığı, onun adasına gittiği ve 1923 yılında evlendiği hakkında bilgiler veriyor. Adamın bu kadınla evlendikten sonra tarlasının bakımsız kaldığı, iflas noktasına geldiği ve karısıyla birlikte sitmaya yakalandığı belirtiliyor. Yazıda adamın zorluklara rağmen başarılı bir şekilde ayakta kaldığı ve karısını da kurtardığı belirtiliyor. Daha sonra Simberi Adasında altın madeni bulduğu bilgisi verilerek, bugün Tabar Adalar Grubu'nun dünyanın en büyük altın yataklarından birine sahip olduğu bilgisi veriliyor. Bu fotoğrafin mizahı, adamın "evlilikten" sonraki zorluklara rağmen hayatta kalıp başarılı olması ve altın madeni bulmasıyla ilgili. Bu durum, evliliğin bir kişinin hayatında zorluklara yol açabileceği ancak aynı zamanda kişinin hayatını olumlu yönde değiştirebileceği fikrini esprili bir şekilde yansıtıyor. Resimde "Tabar Adası" yazan bir işaret ve yanında ciddi bir bakışlı bir adam bulunuyor. Şaka, resmin altındaki yazıda, adamın eşini kanserden kaybettikten sonra Tabar Adası'nı terk ettiğini ve 2 yıl sonra da Sydney'de kalp krizi geçirerek hayatını kaybettiğini belirtmesiyle yapılmış. Bu, Tabar Adası'nın "insanlar için oldukça tehlikeli bir yer" olduğu izlenimini veriyor. Ancak, Tabar Adası aslında Avustralya'daki küçük bir ada ve herhangi bir tehlikeli durum söz konusu değil. Dolayısıyla şaka, Tabar Adası'nı sanki tehlikeli bir yer gibi göstererek, insanları güldürmeyi amaçlıyor.


@sopranosilver.co Anneler Günü yaklaşırk...
@sopranosilver.co Anneler Günü yaklaşırken alabileceğiniz kusursuz hediyeler için takip edin, sipariş ve bilgilendirme için DM atabilirsiniz. @sopranosilver.co Muazzam paketleme ve hayran bırakan hediyelerle sevdiklerinizi mutlu edin💕💕 @sopranosilver.co
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta "Soprano" markalı bir kolye ve kolinin içinde bir mektup var. Mektupta "Hayatım boyunca beni koruyup kollayan meleğim oldun, bu kolye de senin meleğin olsun canım annem." yazıyor. Fıkra, annenin çocuğuna hediye olarak aldığı kolyenin aslında kendisine alınmış gibi sunulması üzerine kurulu. Annenin, çocuğunu "meleği" olarak görerek kendisine olan sevgisini ifade etmeye çalışması ve kolyeyi de "senin meleğin olsun" şeklinde hediye etmesi, ironik bir şekilde kendi egosunu besleyen bir durum olarak görülüyor. Fotoğrafta "Soprano" marka bir kutuda yüzük ve yanında bir de "Hayatım boyunca beni koruyup kollayan meleğim olsun... Bu kolye de senin meleğin olsun canım annem..." yazan bir not var. Şaka ise, hediye edilen yüzüğün "meleğin olsun" notuyla birlikte verilmesi ve bu durumun "meleğin yüzüğü" gibi bir anlam çıkarmasıdır. Yani, hediye alınan kişiye aslında "meleğin yüzüğü" verilmiş gibi bir espri yapılmıştır. Fotoğrafta kanatlı bir kolye var. Kanatların üzerinde küçük taşlar var. Kolyenin ortasında da bir şimşek izi var. Burada bir espri yok. Fotoğrafta sadece güzel bir kolye var. 😊 Fotoğrafta bir kolye ve bir not kağıdı görülüyor. Not kağıdında "Bu kolyeyi takıp aynaya baktığında bir değil iki çiçek göreceksin." yazıyor. Şaka şu ki, kolyenin üzerinde bir çiçek var ve aynaya bakıldığında da yine aynı çiçek görülecek. Yani iki çiçek görünmeyecek. Not kağıdındaki cümledeki "iki" kelimesi, kolyenin üzerindeki tek çiçek için "bir" kelimesinin yerine kullanılmış ve böylece şakayı yaratmış. Fotoğrafta beyaz bir kağıt üzerinde el yazısıyla yazılmış bir şaka metni görüyoruz. Metin şöyle: "Bu kolyeyi takip ettiğinde aynaya baktığında bir değil iki çiçek göreceksin." Bu şaka, kolyenin çiçek şeklinde olması ve takılan kişinin aynaya baktığında iki çiçek göreceği üzerine kurulu. Kolyenin iki çiçek gibi görünmesi, takanın aynaya baktığında kendisini ve kolyeyi görmesiyle oluşuyor. Fotoğrafta beyaz bir kumaş üzerine yerleştirilmiş, ucunda çiçek şeklinde bir pırlanta bulunan bir kolye gösteriliyor. Resimdeki espri, kağıtta yazılmış ve görünmeyen metnin "Bu güzelliğe bak" ifadesini içermesidir. Ancak kolye çiçek şeklindeki pırlantadan ibarettir. Bu nedenle, "Bu güzelliğe bak" ifadesinin "pırlanta"ya değil, "çiçek"e yönelik olduğu düşünülebilir. Kısaca espri, resimdeki "güzelliğin" aslında pırlanta değil, çiçeğe atıfta bulunması ve bunun fark edilmesini hedefliyor. Resimde, inci içeren bir deniz kabuğu kolye var. Bu fotoğrafta bir espri yok. Resimde bir hediye kutusu ve içindeki kolye görülüyor. Fıkra şu şekilde: "Kız arkadaşıma ne hediye almalıyım?" "Ona bir kolye al, çok beğenecektir!" "Ama kolyeyi nereden bulacağım?" "Kutu içinde gelir, endişelenme!" Bu fıkra, kolyenin kutuda geldiği gerçeğinden yola çıkarak, hediye seçme konusunda zorlanan birine esprili bir cevap sunuyor. Fotoğrafta, beyaz bir kumaşın üzerine altın rengi bir kolye düşmüş. Kolyenin ucunda, küçük elmaslarla süslü yıldız şeklinde bir kolye ucu var. Bu fotoğrafta bir espri yok. Fotoğrafta kar üzerinde kırmızı bir kutunun içinde mavi taşlı bir kolye görünüyor. Resimde bir espri yok.


Çocukların gülümsemeleriyle sevginin en ...
Çocukların gülümsemeleriyle sevginin en güzel halini hatırlatması ve hayatımıza yansıtması #PahaBiçilemez. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün çocuklara armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun! 🎈 @mastercardturkiye #işbirliği
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, mutlu ve el ele tutuşmuş bir grup çocuk var. Arka planda büyük, turuncu bir yazı "Çocuklar sevginin en saf halidir" diyor. Resmin altındaki logo ise "Mastercard" ve "TD" logoyu gösteriyor. Resmin altındaki logoların "Mastercard" ve "TD" olması, "Çocuklar sevginin en saf halidir" sloganıyla bir araya geldiğinde, çocukları "en saf şekilde" "kart" kullanmaya teşvik ediyormuş gibi bir durum yaratıyor. Bu durum, çocukların "en saf şekilde" kart kullanmaları fikrinin absürt ve komik olmasıyla alay konusu oluyor. Yani, burada çocukların kart kullanmaması gereken ama marka tarafından reklam amaçlı kullanılmasıyla alay ediliyor. Resimde bir grup çocuk el ele tutuşmuş ve mutlu görünüyor. Resmin altında "Çocuk geleceğimiz güvencesi, yaşama sevincimizdir." yazıyor ve bu sözü söyleyenin Mustafa Kemal Atatürk olduğu belirtiliyor. Resmin alt kısmında Mastercard logosunun hemen yanında Türk Telekom logosu yer alıyor. Resimdeki espri, Türk Telekom'un "çocuk geleceğimiz güvencesi" söylemini kullanarak Mastercard'ı "geleceğimiz güvencesi" olarak göstermesi ve "çocuk yaşama sevincimizdir." sözüne gönderme yapmasıdır. Resimde kırmızı bir zemin üzerine "Çocuklar en değerli kaynaklarımızdır." yazısı ve altına renkli çocuk figürleri çizilmiş. Çocukların hepsi el ele tutmuş, gülümsüyor ve mutlular. Ayrıca resimde Mastercard ve Türk Telekom logosu da var. Bu resimdeki espri, Türk Telekom'un çocukların en değerli kaynak olduğunu söylemesi ve Mastercard'ın ise bir kaynak gibi göründüğü. Bu durum, çocukların para ve maddi kaynaklardan daha değerli olduğunu vurgulayan bir durum ve espriyi ortaya çıkarıyor. Resimde bir grup çocuk birbirlerinin ellerini tutmuş, gülümsüyor. Resmin altındaki metinde "Çocuklar nasıl yaşamamızı göstermek için en iyi rehberdir" yazıyor. Resmin sağ alt köşesinde de Mastercard ve Türk Hava Yolları logosu bulunuyor. Fıkra, çocukların "en iyi rehber" olduğunu söyleyerek Mastercard ve Türk Hava Yolları'nın fiyatlarının ne kadar yüksek olduğunu dolaylı olarak eleştiriyor. "Çocuklar, nasıl yaşamamızı göstermek için en iyi rehberdir" sözü, çocukların daha az harcamayı, daha az seyahat etmeyi ve daha az tüketmeyi öğreteceklerini ima ediyor. Resimde renkli kıyafetler giymiş ve ellerini tutmuş halde sırada duran çocuklar ve arkalarında uçan bir kağıt uçak var. Altta da "Çocuklar her anı yeni bir merakla yaşamamızı hatırlatmaktadır." yazıyor. Resimdeki mizah, çocukların her anı merakla ve coşkuyla yaşamalarına karşın yetişkinlerin bu özelliği kaybetmiş olmasına işaret ediyor. Bu, yetişkinlerin çocukluğun saflığını ve coşkusunu özlediğini ima eden hafif bir hicivdir. Resimde bir grup çocuk birbirlerine sarılmış olarak çizilmiş. Resmin altında "Çocuklar, bugünün küçükleri, yarının büyükleridir" yazıyor. Ancak resimde, çocukların ellerinde Mastercard ve TD logosu yer alıyor. Bu resimde yapılan şaka, "yarının büyükleri" olarak gösterilen çocukların ellerinde kredi kartı ve banka logosu olması. Bu, çocukları yetişkin dünyasının tüketim ve finansal yükümlülükleriyle ilişkilendirerek ironik bir gönderme yapıyor. Resimde, çeşitli etnik kökenlerden gelen ve ellerini tutmuş halde gülümseyen bir grup çocuk var. Arkalarında "Ulusal Egemenlik özgürlüğün de, eşitliğin de adaletin de dayanağıdır." yazıyor. Bu resimde, çocukların farklı renklerde ve özelliklerde olmasına rağmen ellerini tutarak birliklerini simgeledikleri görülüyor. Bu da, "Ulusal Egemenlik özgürlüğün de, eşitliğin de adaletin de dayanağıdır." sloganını destekliyor. Resimde bir espri yok. Bu resim, ulusal egemenliğin önemini ve herkesin özgürlük, eşitlik ve adalet içinde yaşama hakkına sahip olduğunu vurgulamak için tasarlanmış. Resimde, bir grup çocuk el ele tutuşmuş ve gülümsüyor. Resimde, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlaması ile ilgili yazı var. Resimde yapılan şaka ise, 23 Nisan'ı kutlayan insanların genelde kredi kartları ile bayram alışverişi yapıyor olmasına gönderme yapması. Resimdeki kredi kartının görseli, bu şakayı destekliyor.


İçerik ekle

Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.

Keps yap →

💬 Son Yorumlar