Şehit polisimiz Şeyda Yılmaz'ın eşi Semih Yılmaz: "Biz aynı vardiyada çalışıyorduk. 17.15'te evden çıktım. Yanlış hatırlamıyorsam, 22.00 ya da 23.30 gibi telsiz sesi duydum. 'Dudullu Polis Merkezi'ndeki polis yaralandı' diye. Hemen eşimi aradım. Açmadı, çok merak ettim. Oradaki silah arkadaşlarıma 'Ben burada duramıyorum, beni götürün' dedim. Yolda giderken silah arkadaşım, 'Kardeşim vurulanlardan birisi de senin eşinmiş' dedi. Öyle olunca başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Ne yapacağımı bilemedim. O, şehit olmayı çok istiyordu. Birkaç kez aramızda konuşmuştuk. Önce ben olayım, sonra sen olursun diye."
Yapay zeka açıklaması
Fotoğrafta, muhtemelen bir düğün töreninde, gelin ve damat poz veriyor. Gelin, omuz askısı olmayan, işlemeli, beyaz bir gelinlik giyiyor. Saçları, yanlarda dalgalı ve kabarık. Gözlük takmış ve gülümseyen yüzü, mutlu bir ifade yansıtıyor. Damat, siyah takım elbise ve kravat giyiyor. Saçları şekillendirilmiş ve yine gülümseyerek poz veriyor.
Fotoğrafta herhangi bir açıkça komik durum veya mizah yok. Sadece bir düğün fotoğrafı. Dolayısıyla bir "şaka" yok açıklaması yapılacak.
Resimde, Türk bayrağının üzerine konulmuş bir tabuta yakın, cenaze töreninde insan kalabalığı görünüyor. Tabut üzerinde, iç kısmında muhtemelen bir fotoğraf veya hatıra bulunan kahverengi bir çerçeve tutan genç bir erkek göze çarpıyor. Çevredeki insanlar üzgün ve hüzünlü görünüyorlar.
Görüntüde, genel bir cenaze töreni atmosferi var. Görüntüdeki 'şakacı' bir durum yok. Bu, üzücü bir olayın, muhtemelen bir ölümün, cenaze töreninin bir anı. Fotoğrafın konusu, trajik bir olay, acı veren bir kayıp. Bir şaka değil, bir yas duygusu yansıtıyor.