İçerik ekle template seç, yaz, gönder
doğasavar ile ilgili bulabildiğim postlar, videolar, karikatürler, resimler, tweetler, miimler

Huhh Interesting 🤔 · Someone: "hey, why ...
Huhh Interesting 🤔 · Someone: "hey, why are wetlands important?" Wetlands:
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde bataklık alanların (sulak alanlar) önemini gösteren bir mizah görseli var. Üst kısımda "Birisi: 'Hey, neden bataklıklar önemli?'" sorusu yer alıyor. Ardından bataklık alanların farklı durumları gösteriliyor. İlk panelde, bataklık alanlar normal bir akarsu ile gösteriliyor. İkinci panelde şiddetli yağmur sonrası oluşan sel durumunda bataklık alanların suyu absorbe ederek etraftaki yerleşim birimlerini koruduğu görülüyor. Üçüncü panelde ise, bataklık alanın yok edildiği ve sel sularının evleri sular altında bıraktığı bir durum gösteriliyor. Dolayısıyla şaka, bataklık alanların doğal bir su deposu ve sel önleyici rolü oynadığını ve yok edilmelerinin ne kadar büyük bir problem yaratabileceğini vurguluyor. Bataklık alanları yok edildiğinde, sel suları daha fazla hasara yol açıyor. Bu, insan yapımı yapıların doğanın dengesi ile çatışması ve bunun olumsuz sonuçları hakkında bir uyarı niteliğinde.


anlamsız fotoğraflar 1928
anlamsız fotoğraflar 1928
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, büyük bir "Kuzey Ormanlarını Savun" yazılı pankart taşıyan bir kadın, sigara içiyor. Fıkra şu: Kadın ormanları savunmayı amaçlarken, aynı zamanda ormanları yok eden sigara içerek çelişkili bir durum yaratıyor. **Türkçede:** "Kuzey Ormanlarını Savun" pankartını taşıyan kadın sigara içerek ormanların düşmanı olur mu? 😄 Resimde kahverengi bir kedi, yüzünde delikli bir kağıt torba ile oturuyor. Kedi yüzündeki deliklerden bakarak "üzgünüm" ifadesi veriyor. Bu resimde kedi yüzündeki delikler gözleri ve ağzı kapladığı için kedinin üzgün olduğunu düşünerek komik bir hale geliyor. Kedinin torbayı yüzüne takarak "üzgünüm" der gibi davranması ve bu durumun komik bir şekilde yorumlanması şakayı oluşturuyor. Fotoğrafta, otobüsün iç kısmı ve üstte "EYTİM ŞART" yazan bir levha görülüyor. Aynı zamanda, levhanın altında bir Türk bayrağı da yapıştırılmış. Otobüsün içi kırmızı renkli perdelerle kaplı. Bu fotoğraftaki şaka, "EYTİM ŞART" levhasının altına yapıştırılmış Türk bayrağında, "EYT"nin "EY" kısmının, "Y" harfinin bayrakta gizlenmiş olması. Bu da, Türk bayrağının aslında "EYT" levhasının bir parçası gibi duruyor. "EYT" levhasının tam olarak "EYTİM ŞART" olması gerektiği ve Türk bayrağının başka bir yerde olması gereken bir durum komik ve tuhaf olarak algılanıyor. Resimde bir hastane odasının kapısı üzerinde "Aramıza Hoşgeldin Ebubekir Siddik" yazan bir bant ve mavi bir süsleme var. Fotoğrafın mizahı, yeni doğan çocuğa Ebubekir Siddik gibi dini bir isim verilmesinde yatıyor. Bu, yeni doğan çocuğun dinî bir isimle çağrılmasına gönderme yapan bir mizah. Fotoğrafta, bir metroda uyumaya çalışan bir kadın görüyoruz. Kadın, "İyi Uyumanın Yolları" adlı bir kitabı okuyor gibi görünüyor. Ancak ironik olarak, kitabın tam üzerinde uyuyakalmış! Bu durum, insanların bir şeyi gerçekten öğrenmek isteseler bile bazen bunun için gerekli olan çabayı gösteremediklerini ve bu nedenle istedikleri sonuçları elde edemediklerini gösteriyor. Fotoğrafın espri konusu, kadının, uyumanın yollarını öğrenmek istediğini belirten bir kitabı okurken, bu amaç için en önemli şeyi, yani uyumayı, zaten gerçekleştirmiş olmasıdır. Fotoğrafta iki adet uyarı levhası var. Üstteki levhada "Personelin ofise girmesi yasaktır." yazıyor. Alttaki levhada ise "Personel harici girilmez." yazıyor. Bu levhaların oluşturduğu espri, üstteki levha ile alttaki levhanın çelişkili olması ve üstteki levhanın personelin ofise girmesini yasaklarken alttaki levhanın ise personelin ofise girmesini yasaklamasının komikliği üzerine kurulu. Bu durum, bir ofisin personeline ait olduğunu ve harici kişilerin girmesinin yasak olduğunu gösterirken aynı zamanda personelin de ofise girememesini komik bir şekilde dile getiriyor. Resimde bir sürücü kursu tabelası var. Tabelada "Ehliyet kaydı yaptıranlara Urfa sıra gecemiz ücretsizdir" yazıyor. Şaka, Urfa'nın Türkiye'de genellikle kötü yemekleriyle bilinen bir şehir olması ve ücretsiz bir gece için cazip bir teklif olmamasıdır. **Joke:** Şaka, "Urfa sıra gecemiz" ifadesinde yatıyor. Urfa, Türkiye'de genel olarak kötü yemekleriyle bilinen bir şehir olarak kabul ediliyor ve ücretsiz bir gece için cazip bir teklif değil. Bu nedenle, reklam Urfa'yı ücretsiz gecelik konaklama yeri olarak sunarak, insanların Urfa yemeklerini yedikleri için ücretsiz gece geçirmek istemeyecekleri gerçeğine oynuyor. Fotoğrafta, bir tuvalet duvarına yapıştırılmış bir kağıda yazılmış, "Lahabaları nasıl görmek istersen öyle bırak. Vatantaş" yazısı görülüyor. Bu yazı, halkın lahabaların nasıl kullanılacağı hakkında taleplerini belirtmek için bir fırsat sunduğu, tuvalet kültürüne gönderme yapan bir mizah içeriyor. "Vatantaş" ifadesi ise bu mesajı halkın bilgisine sunmak için kullanılıyor. Fotoğrafta Türkiye Komünist Partisi (TKP) tabelası, altında ise Hac ve Umre organizasyonu yapan bir Seyde Tur tabelası yer alıyor. Bu fotoğrafın espri konusu TKP'nin ateist bir parti olması ve Hac'ın Müslümanlar için dini bir ibadet olmasıdır. Fotoğrafta, kırmızı başlıklı bir adam yerde oturmuş ve karşısındaki küçük çocuğa bakıyor. Çocuğun gözlerinde şaşkınlık ve korku belirgin. Fotoğrafta yapılan şaka, Native American kültürüne ait bir kıyafet giyen adamın dini bir ortamda olması ve çocuğun bu duruma şaşkınlıkla bakması. Bu, Native American kültürünün dini bir bağlamda kullanılmasının uygun olmadığını ima ediyor. Ancak bu tür şakalar hassas bir konuyu ele aldığı için dikkatli kullanılmalıdır. Kızgınlık veya yanlış anlaşılmaya neden olabilir.


anlamsız fotoğraflar 1928
anlamsız fotoğraflar 1928
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, Kuzey Ormanları'nı savunmak için bir protesto gösterisinde sigara içen yaşlı bir kadın görülüyor. Kadının elinde "Kuzey Ormanları Savun" yazan bir pankart var. Kadının sigara içmesi, orman yangınlarına neden olabileceği için çevre dostu bir davranış değil ve bu, protestocu profiline ters düşüyor. **Şaka:** Ormanları korumak için düzenlenen bir protesto gösterisinde sigara içen bir kadın, çevre dostu davranışlarla çelişen bir durum yaratıyor. Fotoğrafta, kafasına kağıt torba geçirilmiş bir kedi görünüyor. Kağıt torbanın göz ve ağız kısımları kesilmiş, bu da kedinin sanki torbayı giyiyormuş gibi görünmesini sağlıyor. Şaka, kedinin insanlara benzetilmesi ve günlük hayatta insanların başına geçirdiği nesneleri (örneğin, şapka, maske) giydiği şeklinde yorumlanabilir. Kedi, tıpkı bir insan gibi torbayı giyiyor gibi gözüküyor ve bu da eğlenceli bir görüntü yaratıyor. Fotoğrafta bir otobüsün tavanında "EYTİM ŞART" yazısı ve Türk bayrağı görünüyor. Bu yazının, otobüste "EYT" (Emeklilikte Yaşa Takılanlar) için bir şart olduğu anlamına geldiği, ancak bunun komik bir şekilde "Eğitim şart" anlamına gelmesi, "EYT" nin yanlış yazıldığını gösteren bir espriye işaret ediyor. Resimde bir hastanenin kapısının önünde mavi kurdelelerle ve bir bebeğin içinde olduğu çiçek çelengiyle süslenmiş bir kapı görünüyor. Kapının üzerinde "Aramıza hoşgeldin Ebubekir Sıddık" yazısı var. Şaka, Ebubekir Sıddık'ın bir bebek adı olarak kullanılmasında yatıyor. Ebubekir Sıddık, İslam dininde önemli bir şahsiyet ve Hz. Muhammed'in en yakın arkadaşıydı. Bebek isimleri genellikle daha sevimli ve masum olurken, Ebubekir Sıddık gibi ciddi bir isim kullanılması, bir mizah unsuru yaratıyor. Fotoğrafta bir kadın uykuda görünüyor. Elinde "İyi Uyuma Rehberi" adında bir kitap var. Kadının uyuma problemi olduğu düşünülüyor ve bu ironik bir durum olarak gösteriliyor. Başka bir deyişle, fotoğrafta uyuma konusunda kitap okuyan bir kadın gösteriliyor, ancak ironik olarak, kadın uykuda. Resimde "Personelin ofise girmesi yasaktır." ve "Personel hariç girilmez." yazılı iki tabela bulunmaktadır. Bu tablalarda personelin ofise giremeyeceği, ancak personelin dışındaki kişilerin girebileceği belirtilmektedir. Bu durum bir çelişki yaratmaktadır, çünkü personelin dışındaki kişiler personel değildir ve bu nedenle de ofise giremezler. Bu durum "personel" kelimesinin farklı anlamlarda kullanılmasından kaynaklanan bir espridir. Fotoğrafta, bir adamın önünde "Ehliyet kaydı yaptıranlara Urfa sıra gecemiz ücretsizdir" yazan bir tabela var. Şaka, "Urfa sırası" ifadesinin, Urfa'da yapılan bir geleneksel dans olan "Urfa sırası" ile ilişkilendirilmesinde yatıyor. Bu nedenle, tabela "Ehliyet kaydı yaptıranlara, Urfa sırası yaparak ücretsiz gecemiz var" anlamına geliyor, ve bu durum bir ehliyet kaydı ile Urfa sırası arasında anlamsız bir bağ kuruyor. Resimde bir tuvalet duvarında, "LAHABALARI NASIL GÖRM EK İSTERSEN ÖYLE BIRAK: VATANTAŞ" yazan bir kağıt parçası görülüyor. Bu yazı, tuvaletlerin temizliği konusunda bir uyarı niteliğinde. "Lahabalar" kelimesi, "lamba" kelimesinin yanlış yazılmış halidir. Yazarın, vatandaşların tuvaletleri nasıl görmek istiyorlarsa öyle temiz bırakmaları gerektiği anlamında alaycı bir şekilde "lahabaları" kelimesini kullanması, yazıda yer alan mizahın kaynağı. Fotoğrafta, Türkiye Komünist Partisi (TKP) tabelasının altında bir seyahat acentesinin "Sevda Tur" tabelası bulunmaktadır. Tabelanın altında "Hac ve Umre Organizasyonu" yazmaktadır. Bu görsel, Türkiye'de komünizmle dini inançların bir araya gelmesinin absürtlüğünü esprili bir şekilde ele almaktadır. The photo shows a travel agency sign "Sevda Tur" under a sign for the Turkish Communist Party (TKP). Under the agency sign, it says "Hajj and Umrah Organization." This visual humorously points out the absurdity of communism and religious beliefs coming together in Turkey. Fotoğrafta, bir camiye girip ibadet eden bir grubun içinde, üzerine kızılderili şapkası giymiş bir adam oturmuş. Bu şaka, camide kızılderili şapkası giymenin uygunsuz olduğunu ima ediyor ve bu durum, kültürel hassasiyetlere duyarsızlığı ve mizahın kullanımıyla ilgili bir tartışma yaratıyor. **Türkçe açıklama:** Fotoğrafta bir camide ibadet eden insanların arasına, kızılderili şapkası giymiş bir adam oturmuş. Bu durum, camide kızılderili şapkası giymenin uygunsuzluğunu ve kültürel hassasiyetlere duyarsızlığı ele alan bir şakayı ima ediyor.


anlamsız fotoğraflar 1928
anlamsız fotoğraflar 1928
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, "Kuzey Ormanlarını Savunun" yazılı bir pankart tutan ve sigara içen bir kadın var. Kadının elinde tuttuğu pankartın üzerinden sigarasının dumanı çıkıyor. Burada yapılan espri, kadının ormanların korunması mesajını verirken sigara içmesi ve bu şekilde çevreye zarar vermesi arasındaki çelişkidir. Bu durum, "bir yandan doğayı korumayı savunurken, diğer yandan ona zarar veren eylemlerde bulunma" çelişkisini vurgular. Resimde, kafasına kağıt torba geçirmiş bir kedi görüyoruz. Kedinin yüzü torbadan dışarıda ve biraz mutsuz görünüyor. Bu fotoğraftaki espri, kedinin kağıt torbayı sanki bir maske gibi takmış olması ve bununla komik bir ifade sergilemesi. Kedinin yüzündeki ifade, torbanın komik görünmesine ve insanları güldürmesine neden oluyor. Fotoğrafta, bir otobüsün içi görülebilir. Otobüsteki bir yolcunun camın önüne astığı Türk bayrağının yanına, "EYT'im şart" yazısı yapıştırılmış. Bu, emeklilik için yaş şartının kaldırılmasını ve emekliliğin erken yaşta mümkün olmasını isteyen kişilerin kullandığı bir slogan. Bu fotoğraf, Türkiye'de yaşayan insanların erken emeklilik için duyduğu özlemi ve emeklilik sistemine ilişkin eleştirileri ironik bir şekilde ele alıyor. Yolcunun Türk bayrağıyla "EYT'im şart" yazısını yan yana kullanması, emeklilik hakkının milli bir dava gibi algılandığını ve toplumun bu konuya ne kadar önem verdiğini gösteriyor. Fotoğrafın mizahı, bir yolcunun kendi talebini böyle bir şekilde ifade etmesinde ve Türk bayrağının bu konuda kullanılmasında yatıyor. Bu durum, Türkiye'deki emeklilik sisteminin karmaşıklığı ve insanların emeklilik hakkı konusunda ne kadar hassas olduğunu vurguluyor. Fotoğrafta bir hastanenin kapısı görülüyor. Kapının üzerinde, "Aramıza Hoşgeldin Ebubekir Siddik" yazan bir bant var ve mavi kurdelelerle süslenmiş. Şaka, bebeğin isminin Ebubekir Siddik olması ve bu ismin genellikle bir yetişkine ait olmasıdır. Bu durum, bebeğin isminin babası tarafından seçilmiş ve babanın kendisine bir hediye almış gibi gösterilmesiyle eğlenceli hale getirilmiştir. Fotoğrafta, bir metroda uyuyan bir kadın görülüyor. Kadının kucağında "Uyuma Sanatı" adlı bir kitap var. Fıkra, kadının uyumaya çalıştığı halde uyuyamadığını ve bunun üzerine "Uyuma Sanatı" adlı bir kitap okumaya çalıştığını ima ediyor. Bunun ironik bir durum olması ve aslında kadının kitabı okurken de uyuyakalması muhtemel olması, bu durumu komik kılıyor. Resimde, bir metroda uyuyan bir kadın ve kucağındaki "Uyuma Sanatı" kitabı görülmektedir. Fıkra, kadının uyumaya çalışmasına rağmen uyuyamadığını, bunun üzerine "Uyuma Sanatı" adlı bir kitap okuyarak uyuya kalmayı umduğunu ima eder. Kadının uyumak için kitap okumaya başlaması ironik bir durumdur ve bu da fıkra için komik bir unsur yaratır. Resimde iki tabela görüyoruz. Üstteki tabelada "Personelin ofise girmesi yasaktır." yazıyor. Alttaki tabelada ise "Personel harici girilmez." yazıyor. Bu iki tabela birbirine zıt mesajlar verdiğinden, bir espri yaratıyor. Bu durumda "Personel" kimse ofise giremiyor, çünkü girmesi yasak. "Personel harici" kişiler ise giremiyor çünkü girilmesi yasak. Yani tabelalar neyi yasaklamak istediğini tam olarak belirtememiş. Resimde, sarı renkli bir tabela üzerinde "Ehliyet kaydı yaptıranlara Urfa'ya sıra gecemiz ücretsizdir" yazıyor. Tabelanın önünde, bu duruma şaşkınlıkla bakan bir adam duruyor. Fıkra, Urfa'ya sıranın çok uzun olmasını ve uzun bir sıraya katlanmanın zorluğunu ima ederek, "ücretsiz" olarak sunulan bu fırsatı ironik bir şekilde gösteriyor. Resimde tuvalet kapısına asılmış bir kağıt görüyoruz. Kağıtta "Lahabaları nasıl görmek istersen öyle bırak: Vatan taş" yazıyor. Bu, tuvaletlerin temizliğinin önemini vurgulamak için yazılmış, esprili bir yazı. "Lahabaları" kelimesi, tuvaletlerde görülen kötü kokuyu ve hijyen eksikliğini ima ederken, "Vatan taş" ise "vatanseverlik" ve "temizlik" gibi kavramları çağrıştırıyor. Bu iki zıt kavramın yan yana getirilmesiyle, tuvaletlerin temizliğinin önemi ve bunun vatanseverlikle ilişkisi ironik bir şekilde vurgulanıyor. Fotoğrafta, bir binanın cephesinde "TKP Türkiye Komünist Partisi" tabelası ve altında bir seyahat acentasının "Sevde Hac Umre Organizasyonu" tabelası yer alıyor. **Şaka şu ki**, TKP gibi sol görüşlü bir partinin tabelasının hemen altında bir Hac Umre organizasyonu tabelasının bulunması, iki zıt ideolojiyi bir araya getiriyor ve ironik bir durum yaratıyor. **Fıkra:** TKP'nin tabelası altında seyahat acentasının "Sevde Hac Umre Organizasyonu" tabelası olması, "Komünistlerin de Allah'a inanmaya başladığını" veya "Hac Umre'ye gidecek komünistlerin bulunduğunu" ima eden bir espriye dönüşüyor. Fotoğrafta, bir grup insanın bir camide ibadet ettiği görülüyor. İnsanlar arasında, bir şapka ve tüylerle süslenmiş bir Amerikan Yerlisi görünümü veren bir adam var. Adamın dizlerinin üstünde oturan bir çocukla konuştuğu görülüyor. Çocuk, adamı şaşkınlıkla izliyor. Bu fotoğrafın mizahı, Amerikan Yerlisi kostümü giyen adamın camide olmamasıdır. Amerikan Yerlileri genellikle ABD'de, Müslümanların yoğun olarak yaşadığı ülkelerde bulunmaz. Bu nedenle, bu fotoğraf, Amerikan Yerlisi kostümü giyen adamın camide bulunmasının ne kadar olağandışı olduğunu ve dolayısıyla komik olduğunu göstermektedir. **Turkish Explanation:** Fotoğrafta, bir grup insanın bir camide ibadet ettiği görünüyor. İnsanlar arasında, bir şapka ve tüylerle süslenmiş, Amerikan Yerlisi gibi görünen bir adam var. Adamın dizlerinin üstünde oturan bir çocukla konuştuğu görülüyor. Çocuk, adamı şaşkınlıkla izliyor. Bu fotoğrafın mizahı, Amerikan Yerlisi kostümü giyen adamın camide olmamasıdır. Amerikan Yerlileri genellikle ABD'de, Müslümanların yoğun olarak yaşadığı ülkelerde bulunmaz. Bu nedenle, bu fotoğraf, Amerikan Yerlisi kostümü giyen adamın camide bulunmasının ne kadar olağandışı olduğunu ve dolayısıyla komik olduğunu göstermektedir.


#AkbelenOrmanınıTerketmiyoruz Daha yeni ...
#AkbelenOrmanınıTerketmiyoruz Daha yeni ormanlarımız, ciğerlerimiz yanmışken doğanın maden için katledilmesini kabul etmiyoruz. Destek olmak için imzala, paylaş: 👉Change.org/ikizkoydireniyor (hikayemizde de paylaştık) @changetr bu içeriği bizler için hazırladı. Olay yerinden takipleri ve konuyla ilgili bilgilendirmeleri için teşekkür ederiz. Haberlerden bazıları:
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta Akbelen Ormanı'nı korumak için mücadele eden köylüler ve gönüllüler, polis tarafından ormandan çıkarılırken gösteriliyor. "Akbelen Ormanı'nı Terketmiyoruz" yazılı pankart ve "Ağaca, suya, toprağa olan düşmanlığınıza gıcıkım" yazılı bir afiş, polislerin halkı ormandan çıkarma girişimine karşı bir tepkiyi yansıtıyor. Resimdeki mizah, "Akbelen Ormanı'nı Terketmiyoruz" pankartı taşıyanların aslında polis tarafından ormandan çıkarılmış olmasında yatıyor. "Terketmiyoruz" sloganı, ormanda kalmaya kararlı olduklarını ifade ederken, gerçekte ormandan uzaklaştırılmış olmaları bir çelişki oluşturuyor ve ironik bir mizah yaratıyor. Resimde İkizköy halkının kömür madenlerinin kapatılması çağrısına yönelik bir pankart görüyoruz. Pankartta "Artık doğamızı, yaşam alanlarımızı kömüre feda etmek ve ömrümüzden 25 yıl daha vermek istemiyoruz. Geleceğimizle ilgili söz hakkımızı talep ediyoruz! Kömür için İkizköy'ü de, Türkiye'yi de yakmayın" yazıyor. Bu espri, İkizköy'deki kömür madenlerinin kapatılması için yapılan çağrıya gönderme yapıyor. "Kömür için İkizköy'ü de, Türkiye'yi de yakmayın" ifadesi, kömür madenlerinin kapatılması gerektiği ve bu madenlerden elde edilen kömürün Türkiye'nin tamamını yakabileceği anlamında bir abartı kullanıyor. Bu cümle, kömür madenlerinin kapatılması için yapılan çağrının ciddiye alınması gerektiği ve iklim değişikliğine karşı mücadele etmek için acil önlemler alınması gerektiği mesajını veriyor. Resimde, "İkizköylüler" adlı bir grup insan, "740 dönümlük Akbelen Ormanı'nın kesimin hemen durdurulması" ve "Akbelen Ormanı alanında maden işletme izni veren, 18.11.2020 tarihli Tarım ve Orman Bakanı imzalı olur kararının iptal edilmesi" talebiyle yürüyüş yapıyor. Elde tuttukları pankartta ise "Ağaç daha eksilmeyeceğiz" yazıyor. Bu resimdeki espri ise "Ağaç daha eksilmeyeceğiz" sloganı ile ormanların kesilmesine karşı duruşun ironik bir şekilde birleştirilmesinde yatıyor. Akbelen Ormanı'nın kesimi devam ettiği için, "Ağaç daha eksilmeyeceğiz" sloganı aslında bir gerçek değil, bir umut ve mücadele çağrısı olarak yorumlanabilir. Bu fotoğrafta, Akbelen Ormanı'nı madencilikten korumak için protesto eden köylüler ve gönüllüler görülüyor. Protestocuların ellerinde "Ağaca, suya, toprağa olan düşmanlığınıza geçicim.", "Her ağacı tek tek savunacağız" ve "Yaşasın İrizzdere köylülerinin dayanışması" gibi yazılar taşıyan pankartlar var. Ayrıca, bazı protestocuların başında polis tarafından kullanılan kalkanlar var. Bu fotoğrafta, protestocuların kalkanlar arkasında durmuş olması ve ellerinde pankartlar taşıyor olmaları, onları adeta "kalkan arkasından konuşan" bir şeye benzetiyor. Yani, Türkçedeki "kalkan arkasından konuşmak" deyimiyle bağlantı kurulabilir. Bu deyim, kişinin cesurca ve özgürce konuşmak yerine, kendini koruyarak ve gizlenerek konuşmasına gönderme yapar. Fotoğrafın komik tarafı, protestocuların aslında kalkanlar arkasında değil de, onları korumak için kullanan polislerin arkasında bulunmalarıdır. Bu durum, protestocuların "kalkan arkasından konuşan" değil, "kalkan arkasına saklanan" gibi görünmelerine neden olur.


İçerik ekle

Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.

Keps yap →

💬 Son Yorumlar