Adaleti sosyal medya aramaktan bıktık. Kurbanların değil faillerin korunmasından bıktık. Her gün başka bir habere üzülmekten bıktık. Yavaşça hissizleşmekten bıktı. Bıktık artık. We are sick of seeking justice on social media in this country. We lost the trust in our justice system. Read this and tell us if this is justice. #elmalıdavası
Yapay zeka açıklaması
Resimde, adaletin neden sosyal medyada aranmaması gerektiğiyle ilgili bir mesaj var. Mesaj, adaletin gerekli kurumlarda sağlanmamasının, insanların "onun sesi olun, ... tutuklansın" diye sosyal medyada tepki göstermesine yol açtığını ve bu şekilde adaletin sağlanmasının mümkün olmadığını vurguluyor.
Fıkranın mizahı, adaletin olması gereken yerde, yani yargı sisteminde değil de, sosyal medyada aranmaya çalışılmasında yatıyor. Bu durum, adaletin sağlanmasının sistematik sorunlarına dikkat çekiyor ve sistemin bu sorunlarla nasıl başa çıkması gerektiği sorusunu gündeme getiriyor.
Resimde, mor bir arka plana karşı beyaz metinle yazılmış bir yazı var. Yazıda, sürekli kötü haberler nedeniyle duygusunun tükendiği ve artık haberlere duyarsızlaşmaya başladığı belirtiliyor. Yazının son cümlesinde "Bu ülke bizi ne hale getirdi?" diye soruluyor.
Resmin sağ alt köşesinde, "TD" harfleri ve yanında çay bardağı resmi bulunan bir logo yer alıyor.
Bu, Türk kültüründe çayın yaygın olarak tüketilmesinin bir parodisi. Kötü haberlere karşı duyarsızlaşma, sanki aşırı çay tüketmekten oluşan bir sağlık sorununa benzetiliyor.
Görselde "Bu ülkede adaleti neden sosyal medyada aramamız gerekiyor?" sorusu tekrar tekrar yazılı. Sorunun son satırında ise çay bardağı ile soru "Bu ülkede adaleti neden sosyal medyada aramamız gereken?" olarak değiştirilmiş.
Burada yapılan espri, adalet arayışının çay içmeye benzetilmesi. Adaletin sosyal medyada değil, gerçek hayatta bulunması gerektiği mesajı veriliyor. Çay, sosyal medyada bulunmayan, gerçek hayatta içilen bir içecek olduğu için bu benzetme yapılmış.
Kısaca, "Adalet sosyal medyada bulunmaz, gerçek hayatta aramak gerekir" demek isteniyor.