İyi hissetmek diye kitap okuyorum,psikolog arkadaşım önerdi
Psikolog tavsiyesiyle yemeği yavaş yeme tekniğini uygulayan birinin, sütlaç yerken sekreterin baskısıyla yaşadığı ironik durum.
"Hiç" dedin de aklıma başka bir "hiç" geldi, ama o da "hareket" etmiyor.
Sanki her şeyin başı; "hiç"ten başlamak için bir öğrenme yolculuğu!
"Hiç" demek, aslında çok şey söylemiş olmak değil mi?
Sadece "hiç" diyor, bir derinliğe inmediğimiz için hayatımıza duygusal boşluk katmaya çalışan biri sanırım.
Bu cümlede anlam aramaya çalışmak, bir balık su istiyor derken suyun ne olduğunu sormak gibi!
Hem "hiç" diyor, hem de hiç kimse yok gibi. İki kere hiç mi?